Kiev ve Lviv Gezisi

Standard

Herşey yine bir Galatasaray maçı için toplanmış olan 4 kafadar arkadaşın “tatilde ne yapsak yurt dışına mı gitsek ki?” demesiyle başladı… İlk konuşulduğu zaman biraz uzak bir fikir gibi gelse de somut bir şekilde işi ele alıp “vizesiz gidilebilecek ülkeler” listesini gözden geçirdiğimiz zaman hepimizin kanı kaynamaya başlamıştı…

Karar aşaması

Baktığımız bir kaç kriter vardı; ulaşım, konaklama, ülkenin ekonomi düzeyi, kültürel zenginlikle ve gastronomi… 

Aslında başlarda Kotor, Bosna Hersek gibi yerlere baksakta birisinde gezilecek çok bir yer yoktu, diğerinde konaklama çok pahalı gelmişti bize.. Orası olur, burası olur derken gözümüze Ukrayna çarpıverdi birden bire. Ulaşım çok uygun, konaklama çok uygun, orada yeme içme çok uygun. Her şey çok güzel ve ideal. Tek kötü yanı, ne yazık ki halkımızın zihninin o bölgeler için kirlenmiş olması. Kime Ukrayna’ya gideceğimizi söylesek hemen bıyık altından hafif bir Ayhan Işık gülümsemesi.

Ulaşım ve Konaklama Maliyeti

Eminim bu yazıyı okuyan herkes yanına gidecek 3 kişi daha bulmaya çalışıp ilk fırsatta gidecektir. 3 kişi diyorum evet çünkü bizce en ideal yurt dışına gitme sayısı 4 kişi ile olur. Öyle ki taksiler 5. kişiyi almaz, gerekli olduğunda 2 taksi tutmak zorunda kalırsınız. 4 kişi otel de odada kalabilirsiniz ama çoğu otel de 5 kişilik oda bulunmamakta. Gezip tozarken 2şerli gruplara ayrılabilirsiniz ama 3 kişi gittiğiniz zaman diğer arkadaşınız tek kaldığı için aklınız onda kalır ve son olarak 5 kişi olduğunuzda karar vermeniz zorlaşabilir. 4 iyidir 4 🙂

Maliyet konusuna gelirsek eğer, biz bu planı 1 yıl önceden yaptık ve o zamanın kurları ile otel ve uçak biletlerini ayarladığımızda toplam 500₺ gibi bir rakama ayarladık herşeyi.

4 kişi uçak bileti aldığımız zaman ilk iki bileti $20 gibi bir rakama alsak da 2+2 bilet alıp ortalamasını bölüştük ve kişi başı $44-45 gibi bir rakama geldi geliş gidiş fiyatımız. Tabi o zamanlar USD 3,5TL olduğu için çok ucuza mal oldu.
Bugün $1 = 5.59₺

Tabi planın devamında otelimizi daha merkezden alalım ulaşıma para vermeyelim, “gitmişken Lviv de görelim” dedik ve sonradan Lviv de otel ayarlama vs. ile toplam maliyetimiz 600₺ yi buldu. Gerçi bu paralara İstanbul’a uçakla gidip 1 gün anca kalırsınız..

Oradaki maliyetlerde gördüğümüz kadarı ile çok uygun ama onları döndükten sonra size detaylandıracağım.

Hazırlık

Noktaların Belirlenmesi

Gideceğimiz tüm noktaları oturup ders gibi çalıştık. Müzeler, restoranlar, alışveriş noktaları vs.vs.
Her nokta için ayrı ayrı teklif sunduk ve ortak karar alıp herkesin razı geleceği noktaları rotamıza ekledik. Sonra bende ekip heyecanlansın ve gün gün kalan zamanı takip edelim diye basit bir sayfa hazırladım aşağıda görebileceğiniz gibi.
Burada günlük Grivna nın değerini, Kiev ve Lviv üzerinde gideceğimiz noktalara kadar ihtiyacımız olabilecek herşeyi bir sayfada toparladım.

Kısmetse tatil dönüşü yazıma devam edip Kiev ve Lviv i detaylandıracağım sizlere.

Check-In

Ukrayna havayolları ile uçuyorsanız 48 saat kala checkin yaptırmanız gerekmekte aksi halde cezai işleme maruz kalabilirsiniz, pek bilinen bir durum değil. O yüzden burada belirtmek istedim…

El Bagajı

Bizim 7kg el bagajı ve kişisel el çantası hakkımız var sadece, malûm en ucuz kategoriden aldık biletimizi.

Önce isterseniz size el bagajı ve normal bagaj hakkınızın olması gereken standartlardan bahsedeyim.

Acaba 7 kg yeterli olur muydu?

Küçük bir hesap yaptım kabaca;
İnce dokuma kumaşlar ile yapılan gömlekler 200-250gr, kalın iplik ile yapılan gömlekler 300-350gr civarı oluyor. Biz 6 gün oradayız yani her gün için 1 gömlek götürsek eder bize ortalama 1,5-2kg…
Kişisel don atlet parfüm vb. ürünlerin toplamı da 1 kg yapsa eder 3 kg..
Trikolar ortalama 400-500 gram desek 2 triko yeterli bence; eder bize 4 kg…
Olur ya çok sıcak olmasına karşın hazırlıklı olalım ve shirt alalım desek 3-4 shirt ortalama yarım kg yani etti 4,5 kg. Geriye kalır 2,5 kg..

Kiev de akşam yemeği yiyebileceğiniz restoran tarzı elegan mekanlara formal(white tie) giyinip gitmelisiniz. Bu sebeple klasik ayakkabıyı ayağıma giyip hafif olan skechers spor ayakkabıyı da kabin bagajıma koymayı planladım. İlgili modelde 43 numara erkek ayakkabısının 177gr. olduğunu düşünürsek düz hesap onu da 250gr olarak hesaplarım. 1 de yedek kot alsam erkek kotu ortalama ağırlığı 500gr.

Toplarsak 5,25kg yapar.. Geriye el bagajının kendi ağırlı ve hatta eşya getirmek için yer bile kalır gibi geldi bana. Bakalım umarım yanılmam 🙂

Seriye döndüğüm zaman devam edeceğim inşallah..

Geldikten Sonrası

Her güzel şey gibi tatilimiz de bitti ne yazık ki 🙁

Çok keyifli, macera dolu 6 günü geçirdik diyebilirim. Gitmeden önce çok yazı okumuştuk, çok araştırmıştık ancak tahminimce size alıştıklarınızdan ve beklediklerinizden çok farklı şeyler söyleyeceğim..

Bazı yanılgıları düzeltmek ve çok sık gelen soruları yanıtlamak adına küçük başlıklarla ilerleyeceğim. Sorularınız gelirse de severek yanıtlarım…

Ukrayna da kızlar nasıl?

Ne yazık ki tarihinde 2.dünya savaşı, çernobil faciası gibi pek çok olay barındıran Ukrayna’ya gittiğimizi duyan herkesin sorduğu ilk soru bu… Kızlar nasıl?

Başta tüm evli erkekler olmak üzere, sözlü, nişanlı, sevgilisi olan tüm erkeklere önerim odur ki mutlaka Kiev’e gitmelisiniz!

Böyle söylediğim zaman genelde herkes bi şaşırıyor ve tek kaşı kalıyor havaya; neden acaba?
Çünkü anlatılanlar ve bilinenlerin aksine kadınları çok sıradan hatta bizim ülkemizdeki kadınların yanında çok çirkinler.. Abartmıyorum, gerçekten çirkinler… Eşinizin, sevgilinizin daha çok kıymetini bilirsiniz :))

4 günlük Kiev ve 2 günlük Lviv hayatımda maksimum 15 tane güzel kadın görmüş olabilirim. Bu tek benim için geçerli değil; beraber gittiğim arkadaşlarımın da görüşleri bu yönde…

İnanın İstanbul da İstiklal Caddesi veya Bebek Sahili, İzmir de Kordon, Ankara da Tunalı Hilmi veya Bilkent gibi bir bölgede 2 saat içerisinde daha fazla güzel kadın görebilirsiniz. Her halde güzelleri küçükken kapıyorlar veya gece hayatında takılıyor ve geç saatte dışarı dökülüyor da olabilirler bilemiyorum.

Gece Hayatı

Genel olarak hava karardıktan sonra meydanlar daha çok dolup taşıyor, sokaklarda müzik yapanlar, dans edenler, kendince talk show yapanları görmek mümkün. Hatta luna parklarda görmeye alışkın olduğumuz yumruk atılan oyuncak mı denir ne karın ağrısı ise o alet, top ile pet şişe devirten gençler vb. para kazanma yolunda envai çeşit aktivite sokakta hayat buluyor.

Pazar akşamları Kiev’in ana caddesi olan Khreshchatyk Caddesi kısmı olarak trafiğe kapanıyor ve ortalık panayır gibi oluyor diyebilirim.

Çok fazla sayıda karaoke yazan cafe, bar ve gece kulübü konseptinde mekan var. Buralar muhtemelen günün her saatinde farklı faaliyet göstermekte zira dış aydınlatmadan anlaşıldığı üzere geceleri bir çoğu striptiz kulübüne dönüyor olsa gerek, gitmediğimiz için net bilgi veremiyorum size.
Haa bir de bol bol Gentlemen’s Club mevcut, oraları tahmin etmek çok da zor değil..

Biz kültürel ve gastronomi amaçlı gittiğimiz için günde yaklaşık 15-20 km yol yürüdük. Hal böyle olunca gün sonu pert halde odalarımıza çekildik ve 22:00-23:00 gibi yattık. Bu sebeple bu anlattıklarım dışında merak ettiğiniz bir detay varsa ne yazık ki hiçbir bilgim yok.

Gerçi burada ne dersek diyelim, kime ne anlatırsak anlatalım; zihin tutulması yaşayan insanlar olaylara ne yazık ki at gözlüğü ile bakıyor, sizin oraya sadece kültürel ve gastronomi amaçlı gideceğinize ikna olmakta zorlanıyorlar…

Asayiş ve Rüşvet

Gitmeden önce en çok korktuğumuz ve endişe duyduğumuz konuların başındaydı.

Hatta Kiev’e uçaktan iner inmez biraz oranın halkına göre güzel giyinimli olduğumuz için olsa gerek hemen polis beni köşeye çekti ve üzerimde ne kadar para olduğunu felan sordu. Ben tabi rüşvet isteyecek korkusu ile hiç param olmadığını, sadece kredi kartım olduğunu söyleyerek geçtim. Günahını almayım, belki de polis gerçekten beni korumak ve uyarmak adında sormuş da olabilir. Ancak onun dışında “rüşvet” verilen, çarkın rüşvet ile döndüğü hiç bir eyleme maruz kalmadık.

4 kafadar oradan oraya dolandık ve ne bir kötü bakış, ne sözlü taciz, ne de polisler tarafından darp v.b. eylem! Zaten ortalıkta hiç polis yok, doğru düzgün kolluk kuvveti göremezsiniz.

Çok ilginç; devlet kurumları hatta meclis önünden geçerken bile 2 ön kapıda ve 2 arka kapısında polis vardı. El kol sallayarak geziyorsunuz… Hiç polis olmayışı çok garip geliyor. Çünkü bir yandan “çok güvenli şehir demek ki hiç olay çıkmıyor” diyorsunuz ama bir yanınızda “burada bizi kesseler kimse yardımcı olmaz” diyorsunuz.

“Patrol Police” hakkında kısa bir bilgi vermek gerekirse;

İlk başta garipsemiştik sokaklarda “Patrol Police” yazan polisleri görünce ve farkları ne acaba diyerek fikir yürütmüştük.. Döndüğümüz zaman kısa bir araştırma yaptım.

Aslında bunlar yeni model devriye polisiymiş…

2015 yılında yapılan reformlar sonucunda azaltılan polis sayısı neticesinde bakanlığın; mevcut Devlet Otomatik Denetimi ile ülkenin başkenti Kiev’deki devriye hizmetini 2015 yazında birleştirilmesiyle hayata geçmiş..
Bunun için 2.000 yeni polis ve kadın işe alınmış, memurların hepsi Amerikalı ve eğitimli kişilermiş.

Ukrayna da Din ve İnanç

Ukrayna Ortodoks Kilisesine bağlı Hristiyan nüfusun yoğunlukta olduğu bir ülke. Gezmeye giderseniz ve yolunuz kiliselerine düşer ise; kadınlar genel olarak saçlarını örtüyorlar, erkeklerin ise başının açık olması lazım. Şöyle ki arkadaşımızın kafasındaki bere için halktan birisi uyararak çıkartması gerektiğini söyledi…

Bu arada Lviv Lychakiv Mezarlığına gitmenizi mutlaka öneririm. Mezarlık resmen müze gibi, bilet ile giriyorsunuz zaten. Yanlış hatırlamıyorsam öğrenci 30 tam 40 UAH gibi bir rakamdı..
İçerisi muazzam… Devlet mezarlığı, şehit mezarlığı ve normal diyeceğim ama normal ötesi, heykelli, süslemeli bir çok mezara şahit olabilirsiniz. Tabi bazı mezarlarda defin, bazılarında kremasyon işlemi yapılmış. Bu kremasyon işlemi bildiğim kadarı ile kendi tercihlerine bağlı…

Konusu gelmişken kremasyon hakkında da yaptığım araştırma neticesinde edinmiş olduğum kısa bilgiyi paylaşmanın merak edenler için faydalı olacağını inanıyorum. 

Ceset yakılmadan önce 48 saatlik bir bekleme süresi vardır. Bu süre yerel otoriteden gerekli kanuni izinlerin alınması için elzemdir. Bu süre zarfında cesedin kimlik ve DNA örneklerinin hepsi kayda geçirilir ve vasiyetine göre kadavradan alınabilecek organlar da transplantasyon için alınır. Cesedin kremasyon için vücudunda bulunan bütün suni protez ve metal cihazlardan arındırılması gerekir. Ceset metal bir kutu ya da krematoryum fırınına uygun bir tabutta, ailesinin izni ve şahitlerin huzurunda yerleştirilir.

Kremasyon fırını çalıştırılarak sıcaklığın önce 900 °C sonra 1200 °C yükselmesi sağlanır. Bu süreç sonunda sanıldığı gibi ceset kül haline gelmez geride toplam 2.5–3 kg ağırlığında kemik kırıkları kalır. Krematoryum modeline bağlı olarak yetişkin bir cesedin yakılması işlemi 80-120 dk. sürer. Kremasyon işlemi tamamlandığında parçaların soğuması beklenir ve mekanik bir öğütücüden geçirilerek tamamı toz halinde özel bir kaba (urne) alınır.

Ekonomi

İlk havalimanından indikten sonra açıkcası taksileri, caddeleri, yakındaki binaları görünce ne kadar kötü, döküntü bir yere geldik dedik.. Devamında metrolarını, şehir içindeki binaları vs.vs. gördükçe ülkemize olan sevdamız kat kat arttı.

Tabi bu algımız Lviv’e indikten sonra komple değişti ve Kiev’i mum ile arar olduk. Yani Kiev, Lviv’e kıyasla Beverly Hills… Lviv ilk başta bize direk hint filmlerinden çıkmış gibi geldi. Döküntü belediye otobüsleri, zar zor giden kamyonlar… 80-90 model arabalar…

Genel anlamında halk çok fakir, yoksun. Refah seviyeleri çok düşük. Şu an ülkemizde bekar ve çocuksuz insan için asgari ücret 1603 TL iken orada asgari ücret 3000 UAH yani 600 TL.

Tabi bu rakamı çok az insan kazanıyormuş. Dükkanlarda çalışan kasiyerler 6-8k UAH arası kazanmaktaymış. Sosyal devlet olduğu için herkesin evinin olduğu söyleniyor ancak sonradan göçen, evi olmayan insanlar için oda kiraları çok yüksekmiş.(1500-2000 UAH)

Tabi Halkın bir kesimi de çok lüks ve rahat içinde, son model sıra sıra arabaları Gulliver kapısında veya o muhite gittiğiniz zaman görmeniz mümkündür.

Fiyatlar

Açıkcası en büyük hayal kırıklığımız bu yönde oldu diyebiliriz. Çünkü hayal ettiğimiz gibi paramız orada çok da değerli değildi. Aslında dövize endeksli bakarsanız biz gittiğimiz zaman 1 TL = 5 UAH olmasına rağmen Türkiye de 1 TL ödediğiniz şeye orada 20 UAH ödeyebiliyorsunuz.

Basit bir örnek vermek gerekirse ülkemizde magnet en fazla 5 TL olmasına rağmen orada 25 UAH’a magnet bulamazsınız. 50-90 UAH civarı magnetler ve 50 UAH olanın yüzüne bakmazsınız muhtemelen. Veya şehri gözetlemenize yarayan dürbünler ülkemizde 1 TL gibi en büyük bozuk para ile ücretlendirilse de orada 5 UAH yerine 20 UAH istiyorlar…

Diyeceksiniz ki “belki de turistleri silkeliyorlar sadece?” Hayır tabiki… Giyim kuşamdan tutun alış verişe kadar orada her şey tahmin ettiğimizden çok daha pahalı. Ucuz olan tek şey et ve et ürünleri.

Anlaşılan o ki oraya ucuz uçak bileti ve ucuz konaklama çözüp sadece yeme içmeye, gezip tozmaya gitmek lazım. Alış veriş yapmak pek akıl işi değil… Saçma sapan ayakkabılar 400 TL, valiz satan bir yere girdik en ucuz valiz 700TL civarında! Yahu Türkiye de zincir marketlerde 150-200TL ye satılan valizlerden yok mu??

Hangi Para Birimi Götürülmeli?

Size önerebileceğim ilk şey mutlaka ‘temassız ödeme’ özelliği olan bir kredi kartınız olması! Mutlaka ama mutlaka… Orada kartınızın kopyalanması gibi illegal durumlar ile karşı karşıya gelmemeniz adına bu tip bir kart edinmenizi öneririm.

Ben bu durumun önüne geçmek için düşük limitli ek kart çıkarttırıp yanımda götürmüştüm ama hiç gerek kalmadı çünkü her yerde temassız ödeme özelliği geçiyordu.

Yanınıza abartmadan 1000-2000 UAH alınız. UAH alım işlemini bankadan yapmanızı öneririm. Bankanızda yoksa söylemeniz halinde bir iki gün sonrasına temin edebilirler size. Bunun dışında havalimanında ki exchange noktaları dışında UAH satan pek yer bulamazsınız. USD de götürebilirsiniz dilerseniz ama orada kur farkından etkilenmeyin sonra.

Ülkemizde sürekli artan ve tutarsız hareketler gösteren dövize karşı ben şöyle bir yol izlemiştim;
Tatilde harcamayı planladığım tutar kadar gittim USD aldım ve attım kenara. Ben aldığım zaman 4.23TL olan USD 8.11.18 tarihinde 5.44 TL civarındaydı… $500 almış olsanız kazancınız 605 TL yapar ki bu da 3025 UAH yapıyor. $200 alsanız bile 1200 UAH yapar ki o paraya 2 gece Lviv de apart tutarak konaklayabilirsiniz.

Zira Lviv de apart da kalacaksanız elden ödeme istiyorlar ama otel ve restoranlarda hep kredi kartı geçmekte.

Bu arada baştan beri “UAH”, “UAH” yazıp duruyorum, anlaşılmıştır zaten yerel para birimlerinin kodunun UAH olduğu ama adının da grivna olduğunu belirtmek istiyorum.

Nasıl Harcanmalı?

Kesinlikle ama kesinlikle kart ile yapın harcamalarınızı. Zira döviz şirketleri merkez bankasında 0.19-0.20 gözüken kuru 0.23-0.27 gibi rakamlar ile hesaplıyorlar ve burada ciddi zararınız oluyor ancak kredi kartı ile yaptığınız alışverişler banka tarafından direk merkez bankasının açıkladığı rakamdan işlem görmekte. En azından şu an yani biz gittiğimizde bu şekildeydi.

Burada küçük bir dipnot geçmek gerekirse; ücretler ilk çekildiği zaman ile hesaba yansıdığı zaman arasında küçükte olsa bir fark olabiliyor. Yani açık provizyonda gözüken rakam, nihai rakam değil. Hesaba yansırken tekrar bir hesaplamadan geçtiği için yerine göre az yerine göre çok ama bir farklılık gösterebiliyor.

Peki ne yapıyoruz o zaman? Tatil için uçak biletimizi aldığımız zaman USD gömüyoruz bir köşeye ve tatile gitmeden önce az biraz UAH alıp kalanını kredi kartımıza yatırıp hep kredi kartımız ile görüyoruz alış verişlerimizi.

Ulaşım

Şehir içi ulaşımda mutlaka ama mutlaka UBER kullanın!

Gitmeden önce UBER’i aktive edin, kredi kartınızı tanımlayın ve gönül rahatlığı ile kullanın. Konumu app içinden seçtiğiniz için adres tarifi, para alış verişi gibi dertleriniz olmuyor. Sadece ilk çıkan rakam, aracın bekleme süresine göre değişiklik gösterebilmekte ama her yer çok ucuz zaten. Biz şehirden otelimize felan genelde 50-60-70UAH verdik. Toplasanız 10-15TL her seferimiz. 4 kişilik tatilimizde 6 gün boyunca hep UBER kullandık ve toplam 312 TL ödedik. Kişi başı 78 TL hiç bir şey yani.. Zira yeri geldi bir gün içinde, bir çok kere kullandık…

Metro kullanacaksanız metro için nakit gerekli(1 Biniş: 8UAH).

Lviv’e geçişimiz tren ile oldu. https://gd.tickets.ua/ adresi üzerinden tren bileti alabilirsiniz ANCAK yerel bi kredi kartı bulmanız gerekiyor! Yabancı kartlar çalışmamakta yani kartınızın VISA, MASTERCARD olmasının bir önemi yok. Durum böyle olunca, resepsiyonda ki arkadaşa rica ettik, sağolsun o halletti. Kişi başı 2400 küsür grivna tuttu gidiş gelişimiz. Biz de bahşiş ile birlikte nakit şekilde takdim ettik.
Bahşiş diye özellikle belirttim, kendilerinin böyle bir talebi vs. olmadı ve tamamen gönlümüzden koptu çünkü Bakkara Hotel de çalışan Alexander ile Igor sağ olsunlar, çok yardımcı oldular bize..

Araç Kiralama konusuna gelince; bize yurt dışında yaşayan bir arkadaşlarımız önerdi ancak Ukrayna da araba kiralamak çok mantıklı bir eylem değil.

  1. Akar yakıt fiyatları Türkiyede ki gibi uçuk ve pahalı. Kiev-Lviv arası da zaten Ankara-İstanbul gibi uzaklıkta ama yollar ile şöförleri aynı kalite de değil…
  2. Arabanızı kiralama esnasında hiç bilmediğiniz bir dilde, hiç anlamadığınız kağıdın altına imza atarak gerçekleştiriyorsunuz. Bilmeden felaketiniz olabilir.
  3. Gidenlerden, tanıdıklardan duyduğumuz kadar ile araba ile yolculuk yapıp daha ceza yemeyen, rüşvet vermek zorunda kalmayan olmamış.
  4. Yeni ehliyetlerden olması gerekmekte. Onlara resmi belgelerinizi de vermek riskli ve tehlikeli olabilir.

Özetle treninize binip efendi efendi gidin…

İletişim ve İnternet

Size önerim sakın ama sakın Türkiye de operatörlere günlük ücret ödemeyiniz… Bildiğiniz kazıklıyorlar…

Havalimanında indiğiniz zaman zaten Vodafone, LifeCell (Turkcell) standları var. Hemen orada bulunan operatörlerden aklımıza en çok yatan ve ekonomik gelen Vodafone oldu bize.
145 UAH(29 TL) karşılığında 8 GB internet, sınırsız Vodafone konuşması, sms içerikli paket aldık. Hat hemen aktif oldu ve orada internet gerekli zamanlarda hep bu hattı kullandık UBER için olsun, navigasyon için olsun. (250 UAH karşılığında sınırsız internet paketi de alabilirsiniz)

Navigasyon konusunda Google Maps de haritaları gitmeden çevrim dışı kaydedebilirsiniz. Ama UBER konusunda her türlü internete ihtiyacınız olacak. Yoksa eş dost aile ile iletişim için hiç gerek kalmayacağına emin olabilirsiniz zira her yerde, her cafe de ücretsiz Wi-Fi hizmeti mevcut.

Nerelere ve ne zaman gitmeli?

Size gittiğimiz Çıkarttığımız Kiev ve Lviv haritalarını paylaşıyorum. Harita üzerinde bizim gittiğimiz noktaları incelemenizi öneririm. Bunlar dışında ‘National Millitatry History Museum of Ukraine’, ‘Chernobyl Museum’ gibi tek tek mekanlara değinmek ciddi zaman kaybına yol açacağı için haritaları vererek topu size atıyorum…

Bu arada baştan savma gibi gelmesin, bu haritaları gitmeden önce çıkartmak için ekip olarak ciddi efor ve zaman harcadığımızı bilmenizi isterim.

Burada size önerim; gitmeden önce gün gün hangi noktalara gideceğinizin de planını yapmanız. Biz bu işlem için zaman ayıramamıştık ve gittiğimiz ilk yarım günümüzü bu işlem için harcamak zorunda kaldık. Aynı yerleri tekrar tekrar yürümemek adına düzgün bir plan ile gücünüzü ve zamanınızı daha verimli harcayabilirsiniz.

Mutfak Kültürü

Burada domuz eti çok yaygın. “Pork” ingilizce domuz eti demek. Eğer tüketmekten kaçınıyorsanız menü de yemek içeriklerinde pork olmayanları seçmenizi ve gerekirse garsona hiç ingilizce bilmiyorsanız “no pork” demenizi öneririm; biraz Fatih Terim ingilizcesi gibi olacak ama yeterli olur herhalde, garson gelen turistlerden alışkın olduğu için derdinizi anlayacaktır. Hatta bir çok yerde “İçinde domuz eti var” diye bilgi verip onayınızı istiyorlar.

Şimdi de size yöresel bazı lezzetleri sıralayacağım…

  • Borsch
    Ukrayna’nın bir numaralı yemeği. İçerisindeki baskın olan şey pancar kökü. Tipik bir borş çorbasının içinde et (dana ya da domuz), sebze (pancar kökü, lahana, havuç, patates, maydonoz, soğan ve domates) olur. Belirleyici kısmı ise fermante pancar kökü suyudur. Fakat borş yalnızca bu şekilde yenmez. Özel bir yeme adabı ve kültürü vardır. Birkaç kaşık smetna (Türk yoğurduna benzer ama daha hafifi tatlı bir lezzeti vardır) ve papmuşka (sarımsak soslu küçük ekmekler) bu sıcak çorbanın yanına mutlaka olmaldır. Bu üçünü birlikte tüketirseniz gastro reseptörleriniz unutulmaz biz aroma yakalayacaktır. Ukrayna mutfağına ve yemek kültürüne giriş için en doğru başlangıç Borş çorbasıdır.
  • Vareniky
    Vareniki mayasız hamurdan yapılan bir çeşit mantı aslında. Hilal ve bazen kare şeklinde hazırlanır ve epey fazla çeşidi vardır. İç malzemesinde patates, kıyma, ciğer, kabak, balık, yumurta v.b. her şey olabilir.
  • Strudel
    Strudel genellikle içerisinde tatlı dolgu olan bir pie. Strudel’in en meşhur dolgusu elma ve tatlı peynir. Ne yazık ki zamanımızı yetiremedik bu tatlı için..
  • Kotleta po-kyivsky veya diğer ismi ile Kievski
    Cordon Blue ya benzeyen bir yemek. İçinde kaşardan ziyade garnitür var. Bu arada bizim yediğimiz yerde ismi üstteki ikisi de değildi; Kiev tavuğu olarak yazmışlardı diye aklımda kalmış..
  • Deruny
    Bu mücverimsi yemek patatesten yapılıyor. Yanına da mutlaka “smetana” denilen ekşi krema konuluyor.

Bunların yanı sıra pizza buranın yerel lezzeti olmasa da kocaman ve çok güzel pizzalar yaptıklarını belirtmek isterim. Bence gitmişken pizzalarını deneyiniz.

En Çok Güldüğümüz Anlardan Birisi…

Olur ya Lviv’e yolunuz düşer, mutlaka High Castle Park’a gitmenizi öneririm.

Şehre kuş başı bakma şansı yakalayacaksınız. Biz burada en keyifli zamanlarımızdan birisini geçirdik ancak bunun tek sebebi tüm şehre havadan bakmış olmamız değil! Tepeye tırmanırken kara kalem ile karikatür çizen amca ile tanışmamız oldu.

300 UAH karşılığında yani bugün ki kur ile 60 TL ‘ye 2-3 dakika içinde amcamız harikalar yaratıyor. İnanamazsınız! Türkiye de gördüğümüz bir çok ressam, kara kalem çizer insan amcamızın yanında sönük, solda sıfır kalıyor diyebilirim…

Hatta isterseniz ayrı ayrı kişileri tek kağıt üzerinde toparlayabiliyor… Karı koca çifti ayrı zamanlarda tek kağıt üzerinde birleştirdi.. Biz, hepimiz çizdirdik ve inanılmaz eğlendik…

Duty Free ve Alışveriş

Size önerim ne alacağınıza önceden karar vermeniz.

Giderken Türkiye de ki Duty Free de fiyatlara bakmanız. Sonra Kiev de inince duty free erişiminiz olmayacak. O sebeple yakın zamanda giden tanıdıklarınız varsa onlardan fiyat öğrenebilirsiniz. Sonra çarşıyı gezin ve çarşıdaki fiyatlara da bakın. En son alacağınız şeyleri nerelerden temin edeceğinizin kararı size kalmış…

Benim genel gözlemim çarşıda herşey daha ucuz. Duty Free’nin artan kur sağolsun, hiç bir esprisi kalmamış gibi.

Aklımda kalan, fotoğrafını çektiğim bazı ürünlerin fiyatlarını burada sizlerle paylaşacağım.

Ankara FreeShop

  • Yeni Rakı (1 lt): 22,90€
  • Baileys(1 lt): 21,5€
  • Lacoste Essential (75ml): 29,90€
  • Davidoff Cool Water(20ml): 39,90€
  • Bleu De Chanel EDP (100ml): 95,90€
  • 3 Karton Winston Blue: 69€
  • Al Capone 10’s: 3,5€
  • Cafe Creme: 7,5€
  • George Karelias And Sons: 31,90€
  • Ballantine’s (1 Lt): 19,90€
  • Absolut Vodka Blue(1 Lt.): 20,50€
  • Olmeca Teqila Gold (1Lt.): 26,90€

Çarşı ve Marketler

  • Winston Silver 1 Paket: 36 UAH
  • Oreo Strawberry: 35 UAH
  • Kronenbourg 1664 Blanc (0.46L): 25 UAH
  • Ballantines (1Lt): 705 UAH

IQOS Space

  • IQOS 2.4+ : 1499 UAH
  • Amber Tütün (1 Karton – 10 Adet): 400 UAH

Kiev FreeShop

  • Jim Beam(1Lt): 13€
  • Jim Beam Signature Craft (1Lt): 33€
  • Jim Beam Extra Aged(1Lt): 24€
  • IQOS Amber Tütün(1 Karton – 10 Adet): 600 UAH

Dikkat: Alkol ve Tütün kullanımı zararlıdır! Ayrıca ülkemize her türlü elektronik sigara, türünü, likit, yedek parça vb. sokulması yasaktır. Bilginize…

Bu uyarımızı da yaptığımıza göre artık Kiev ve Lviv maceramızda son düzlüğe girdik diyebiliriz.

Son olarak iz bırakmış bazı kareleri de sizinle paylaşmaktan mutluluk duyarım.


Kahramanlık Müzesi-1

Kahramanlık Müzesi-2

Kahramanlık Müzesi-3

Khreshchatyk Caddesi

Genel olarak ekipteki arkadaşların telefonlarından çektiğimiz için fotoğrafları henüz toparlayamadım, ilk fırsatta buradaki görselleri zenginleştireceğim merak edenler için…

Sıkılmadan okuyacağınızı ve size faydalı olacağını düşündüğüm bu yazımı yavaştan sonlandırıyorum. Sorularınız olursa eğer iş yoğunluğuma bağlı olarak ilk fırsatta yanıtlayacağımı bilmenizi isterim.

Herkese iyi gezmeler…

Print Friendly, PDF & Email
Facebooktwittergoogle_pluslinkedin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir